Siteme Ekle

Son Dakika

ANA SAYFA

GÜNCEL

EKONOMİ

EĞİTİM

SAĞLIK

SİYASET

KADIN VE AİLE

YÖREMİZDEN

KÜLTÜR-SANAT

İŞ DÜNYASI

SPOR

YAŞAM

BİLİM-TEKNOLOJİ

DÜNYA

TARİH

İNANÇ DÜNYASI

TURİZM

DOĞA-ÇEVRE-EKOLOJİ

MEDYA

KİM KİMDİR

Kim Kimdir ?

En Çok Okunanlar

n Sevgi Keskin,Gençlerin Gönlünü Fethetti
n Firmalara STK'lardan Yakın Takip
n EPDK'nın Ressamlara Tablo Ayıbı
n İMEF'ten Medya Eğitim Atağı
n Gül,Ödül Törenine Katıldı
n Kılıçdaroğlu'ndan Haftasonu Mitingleri
n Tural''Yılın Bürokratı''Seçildi
n Drama Dersi Alıyorlar
n Dabo Doğu Ligi Karşılaşmaları Sona Erdi
n Libya Polisini Türkiye Eğitecek

Çok Yorumlananlar

n Posta Gazetesinin Yersiz Haberi

n Rize Veliköylü'ler Okullarının Adını Geri istiyor

n Kaçkar'dan Ankara'ya-Kitap Tanıtımı

n Genç Kardeşimizden Şiir Denemesi

n Gazeteci Gazetesine Karşı

 

Önce sokakların sonra sahaların veziri oldu : Muharrem Vezir

Rizespor’un ve Türk Futbolun unutulmazları arasına giren ve evinin kapılarını bize açan“Türk Futbolunun Vezir’leri” denilen bu Vezir’lerden Muharrem Vezir’le futbol yaşamını, Rizespor’u ve hatıraları üzerine söyleştik. Bidonlar içinde ateş yakılır ısınılırdık – Bütün takımlar aynı sahada antrenman yapardık – Rize den yetişen profesyonel futbolcuların yüzde doksanı At Meydanı Mahallesi’nden çıkmıştır - Fatih Sultan KAR /İST. Şimdiki gibi değildi o dönemler. Babalar oğulların top oynamasına izin vermezlerdi. Gizli gizli kaçıp gidilirdi idmanlara. Hem de tüm zorluklara rağmen. Derme çatma tesislerde, toprak sahalarda, havalar iyiyse ne ala, kötüyse vay hallerine… Çamur içinde ağır toplarla yapılan paslar, çalımlar bir yana idman sonrası sıcak bir duş alma imkanı yoktu. Bidonlar içinde ateş yakılır ısınılırdı, ısıtılan suyla elde toz-toprak, çamur içindeki formalar yıkanırdı. Odalara çekilip dinlenmek mi? Bu ancak bir ütopyaydı. Evinde ne yiyorsan beslenmende oydu. Ama her şeye rağmen her biri birbirinden yıldız futbolcuydu. Çünkü yüreklerini koymuşlardı… Önce sokakların yıldızı oldular sonra sahaların. Muharrem Vezir, o günleri yaşamış, Rize futbolunda bir yıldız. O önce sokakların sonra sahaların veziri oldu Ailece futbolcular 70 yıllarda çoğu aile çocuklarının futbolcu olmasına izin vermezken Muharrem Vezir bu konuda şanslıydı. Çünkü babası Mustafa Vezir eski bir futbolcuydu. Babası futbola Güneşspor’da başladı, Rizespor kurulunca burada devam etti. Futbolu çok sevdiği için de üç oğlunun da Hasan, Muharrem ve Murat’ın futbolcu olmasına hiç karşı gelmedi, aksine destekledi. Futbola, Vezir ailesinde babadan oğluna geçen bir miras diyebiliriz. Rizespor’un ve Türk Futbolun unutulmazları arasına giren ve evinin kapılarını bize açan“Türk Futbolunun Vezir’leri” denilen bu Vezir’lerden Muharrem Vezir’le futbol yaşamını, Rizespor’u ve Türk Futbolunda gelinen noktayı konuştuk… Babanız Rizespor’un ilk futbolcularındandır. Söze onunla, ailenizle ve sizin doğumunuzla başlayalım dilerseniz ? Futbol, ailede babadan oğla geçen miras gibi oldu. O dönemlerde birçok aile çocuklarını futbol oynamaya izin vermezken benim babam futbolu çok sevdiği için bizleri serbest bıraktı. Babam ilk Güneşspor’da başladı. Sonra Rizespor kurulunca buraya geldi. Ben 1964 doğumluyum. Ortaokula başlarken Rahmetli Cevat Öztürk vasıtasıyla başladım. Mahalleler arası futbol turnuvasında beni gördü, öyle seçildim. Önce Çaykur sonra Rize Genç Futbol Takımı’nda yer aldım. Rize Dosma Mahallesi ( Atmeydanı ) futbolda başlangıç noktamdır. Rize de düzlük alan olmadığı için okulun bahçelerinde oynardık. Rize den çıkan profesyonel futbolcuların yüzde doksanı bizim mahalleden çıkmıştır. Bizim mahallede turnuvalar olurdu. Çayspor takımda futbola başladım. Çayspor kapanınca Rizespor’a geçtim. 77-78 yılında genç yıldız takımda yer almaya başladım. 2-3 sene oynadık bir anda aşama yaptık. 17-18 yaşlarında Rizespor’da A takımda oynadım. Bir yıl amatör olarak A takımda yer aldım.Cesarettin Alptekin ( Hoca ) vardı. Genç takımda Hakan Tecimer, Harun İlik, Mehmet Ali Karaca vardı. Rizeliler o dönem futbolu çok seviyordu. Bir amatör maçlarda bile şuanda A takımı seyreden taraftar kadar taraftar vardı. O zaman tesis yok. Biz şanslıydık Rizespor’un altyapısı olduğumuz için tek sahada çalışma imkanımız da oluyordu. Soyunma odası, sıcak su sorunu çektiğimi zamanlar oluyordu. Toprak sahamız vardı. Kaç takım varsa kim varsa aynı sahada antrenman yapardık. Rizespor antrenman yaptığında sahaya kimse alınmazdı. İmkansızlıklar arasında iyi futbolcular oluşuyordu. Çünkü eskiden mahalle futbolu vardı. Eskiden kümeye düşen takımlarda bile o takımlarda 2-3 tane yıldız futbolcu vardı. Bizim zamanımızda seyirci bambaşka idi Bizim oynadığım dönemler 83-84 şampiyon olduğumuz dönemlerde 22 futbolcudan üçü Trabzonlu gerisi Rizeliydi. Seyirci gelip coşturuyordu. En büyük avantaj buydu. Deplasmanlarda bile Bizim seyirci rakip takımdan fazla seyirci vardı. Ya şimdi? Rizespor’da çok büyük para yoktu.Turgut Yılmaz ve rahmetli Fehmi Ekşi döneminde para vardı. Sonra parasızlık başladı. Başkanlar hep cebinden veriyordu. Hasan Vezir, ağabeyim diye söylemiyorum. O en iyi milli futbolcularından biridir. Bize boş kağıt uzatalardı. Biz imzalardır. Maddi olarak alamadık ama manevi olarak çok şey aldık. Parasızlıktan alt yapıya önem verdiler. Altyapıdan alınmış oynatılmıştır kazanılmıştı. Şimdi para var. Şimdi bakıyorsun yabancı hoca geliyor, altyapıdan anlaşırken başarı olmak zorunda başarıyı hedefleyen hocada nasıl olsa param var deyip alt yapıdan gelecek kişiye risk etmiyor. Hazır alıyor. 1978 yılından 1989 yılına kadar Rize’deydim. Bir on yıl Türkiye maceram var. Sonra iki yıl 2. Ligde Rizespor’da oynadım. Sonra bıraktım. Boş kağıda imza atardık. Büyük takımlarda da aynıdır Rizespor’da çok iyi performansım vardı. Fenerbahçe Başkanı Metin Aşık ile 350 bin liraya anlaşmıştım.. Hasan Vezir ( Ağabeyim ) Fenerbahçe’den ayrılınca transfer gerçekleşmedi. En iyi dönemimdi. Ünal ile Ordu Milli Takımı’nda arkadaşlığımız vardı. O dönem beni Gençlerbirliği, Sarıyer ve Samsun gibi. Malatyaspor çok başarılı bir takım oluşturmuştu. Teknik Direktör Sundermen, Kaleci Carlos vardı. Beni çok istediler. Malatyaspor’a transfer oldum. Malatyada 3 yıl oynadım. Ardından Denizspor, Adanaspor, Zonguldakspor, Kasımpaşaspor, Büyükşehir, Pazarspor ve Rizespor’da yer aldım.Rizespor’un genç bir kadrosu vardı. Ümit’n var oluşu o dönemdeydi. Playofa çıktık o zaman. Bir iki büyük vardı. Birazda hatıralarınızdan söz edermisiniz ? Şampiyon olduğumuz 1984 yılında atmış olduğum kritik goller vardı. Sakat sakat oynadığım maçlar vardı. Diyarbakır maçı 1-0 yenmiştik. Futbola santrafor olarak başlamıştım. Enver hoca döneminde geçici olarak başlamıştım öyle kaldı.Bir Sakarya maçımız var şampiyonluk değerinde. muhakkak yenmemiz gereken bir maçtı. Son maçlara doğru moraller bozuktu. Yanlış hatırlamıyorsam ondan önceki maç Ankara ile 1-0 yeniyorduk son dakikalarda penaltı yüzünden 1-1 bitti. Bu maç daha da önemini kazandı. İyi de başladık 1-0 yenik duruma düştük. Sonra Hasan Vezir ( Ağabeyim ) 1 gol attı 1-1 oldu. Bir o kaledeyiz bir bu kalede. Bayağı güzel bir maç. İkinci yarı başladı 1 gol derken bir gol daha yedik moraller demorize oldu tabi. Adolf Remi bizim hocamızdı Hüsnü Kürkçü yardımcısıydı. Devre arsında Hasan Vezir ( Ağabeyim ) ben ve Hüsnü abi konuşuyorduk Hasan Abi “bir problemle karşılaşırsak Muharremi öne alırız” dedi. Ordu’lu Sinan’da santrafor oynuyordu. Tabi 3-1 yenik duruma düşünce bakıyorum kulübeye herkes çökmüş. Kimse bana ileriye git de demiyor. Bu sefer Hasan Abi seslendi “Muharrem gel ileriye” dedi. Bende ileriye gittim. Son 20 dakika kalmıştı. O hırsın inancın vermiş olduğu şeyle şansa 3 gol attık. Maçı 4-3 kazandık, ligde de kaldık. Aynı sahada iki kardeş oynamak nasıl bir şey? Aynı takımda oynamak o gol atıyor sen yedirmiyorsun. Birbiriniz tanıyorsunuz. O zamanki takımda çok Rizeli olduğu için hırslıydık. Çünkü yenilince sokağa çıkacak yüzümüz olmuyordu. Yabancı ise parasını almaya bakar. Yabancı alır parasını gider İstanbul’a kalır iki gün döner hoca bir şey demez. Ama sen Rizeli’sin. Sokağa çıkıyorsun. O yüzden ölümüne oynuyorsun. Oynamak zorundasın.Rakip olarak ta oynuyordu. Her karşılaştığımız maçta tutuyordum onu ve ne tesadüftür her maçta sakatlanıp dışarı çıkıyordu. Ben biraz sert oynarım. Biz hiçbir zaman tartışmazdık.Bir futbolcu sahaya çıktığında hangi takımın formasını giyiyorsa babasının takımı da olsa karşıdaki takım o giydiği forma için mücadele etmek zorundadır. Çünkü bu onun işidir. Profesyonel düşünce budur. Türkiye’de artık yıldız yetişmedi dediniz. Sokak futbolu olmadığı için dediniz? Siz o dönemden yetişmiş antrenörlersiniz. Burada eksiklik falan mı oldu? Doğuştan bir yetenek olmalı. Şimdi bilgisayarlar var. Biz sabahtan akşama sokakta futbol oynardık. Şimdi bakıyorsun antrenmandan sonra 24 saat laptopuyla oynuyor. Eskiden 13-14 yaşında başlıyordu futbola şimdi 6 yaşında hocanın emrine giriyor. Çalım atmayacaksın pas vereceksin diyor. Eskiden bireysel daha çoktu şimdi takım oyunu var. Şimdi miniklerden başlıyor pas pas pas belirli şeyleri öğretiyor. Eski futbolcular şimdi yeni hoca ama bunlar altyapıda hoca değil. Bir Sergen miniklerde hocalık yapsa çok şey verir. Bizler üst düzeydeyiz. Zaten sana gelene kadar hazır geliyor. Sana star olarak gelmiyor belli bir şekilde geliyor. Bizler neden alttan başlamıyoruz ekonomik. Bizde minik takılmalardaki hocalar az alıyor. Avrupada ise tam tersidir. Daha yüksek maaş alırlar. En iyi şekilde futbolcu yetiştirmeleri için. Uzun bir süre Rizespor tarihine tanıklık ettiniz? Rize’nin gelmiş geçmiş futbolcularından oluşan bir on bir oluştursanız kimlere yer verirdiniz ? Kaleci Sinan, sol bek Harun İlik, sağ bekte Erol Tombul, Staforde Muharrem Vezir,Libero Büyük Haluk, Rizespor’un sembolu olmuş Hüsnü Kürkçü, sağ tarafta Turist Mehmet, sol tarafa Metin Bak,orta sahada Ergün Kolçak, Hüseyin Hemşinlioğlu abide çok iyi bir sağ açıktı, Hasan Vezir, Tupayiç bu isimlere yer verirdim. Tabi ismini saymadığımız çok sayıda değerli insanlar var. Son olarak ne söylemek istersiniz ? Rizespor sevdamızdır. Orda verdiğim hizmetler, boş mukaveleye attığım imzalar bu sevdaya uğrunadır. Bizim olduğumuz yerde sevgi ve kardeşlik vardır. Rizespor aşkımız hizmetimiz ebedidir
04/02/2012 - 17:51


 Rizespor’un ve Türk Futbolun unutulmazları arasına giren ve evinin kapılarını bize açan“Türk Futbolunun Vezir’leri” denilen bu Vezir’lerden Muharrem Vezir’le futbol yaşamını, Rizespor’u ve hatıraları üzerine söyleştik.

 

Bidonlar içinde ateş yakılır ısınılırdık – Bütün takımlar aynı sahada antrenman yapardık – Rize den yetişen profesyonel futbolcuların yüzde doksanı At Meydanı  Mahallesi’nden çıkmıştır -

 

Fatih Sultan KAR /İST.

 

Şimdiki gibi değildi o dönemler. Babalar oğulların top oynamasına izin vermezlerdi. Gizli gizli kaçıp gidilirdi idmanlara. Hem de tüm zorluklara rağmen. Derme çatma tesislerde, toprak sahalarda, havalar iyiyse ne ala, kötüyse vay hallerine… Çamur içinde ağır toplarla yapılan paslar, çalımlar bir yana idman sonrası sıcak bir duş alma imkanı yoktu. Bidonlar içinde ateş yakılır ısınılırdı, ısıtılan suyla elde toz-toprak, çamur içindeki formalar yıkanırdı. Odalara çekilip dinlenmek mi? Bu ancak bir ütopyaydı. Evinde ne yiyorsan beslenmende oydu. Ama her şeye rağmen her biri birbirinden yıldız futbolcuydu. Çünkü yüreklerini koymuşlardı… Önce sokakların yıldızı oldular sonra sahaların. Muharrem Vezir, o günleri yaşamış, Rize futbolunda bir yıldız. O önce sokakların sonra sahaların veziri oldu

 

Ailece futbolcular

70 yıllarda çoğu aile çocuklarının futbolcu olmasına izin vermezken Muharrem Vezir bu konuda şanslıydı. Çünkü babası Mustafa Vezir eski bir futbolcuydu. Babası futbola Güneşspor’da başladı, Rizespor kurulunca burada devam etti. Futbolu çok sevdiği için de üç oğlunun da Hasan, Muharrem ve Murat’ın futbolcu olmasına hiç karşı gelmedi, aksine destekledi. Futbola, Vezir ailesinde babadan oğluna geçen bir miras diyebiliriz. Rizespor’un ve Türk Futbolun unutulmazları arasına giren ve evinin kapılarını bize açan“Türk Futbolunun Vezir’leri” denilen bu Vezir’lerden Muharrem Vezir’le futbol yaşamını, Rizespor’u ve Türk Futbolunda gelinen noktayı konuştuk…

 

Babanız Rizespor’un ilk futbolcularındandır. Söze onunla, ailenizle ve sizin doğumunuzla başlayalım dilerseniz ?

Futbol, ailede babadan oğla geçen miras gibi oldu. O dönemlerde birçok aile çocuklarını futbol oynamaya izin vermezken benim babam futbolu çok sevdiği için bizleri serbest bıraktı. Babam ilk Güneşspor’da başladı. Sonra Rizespor kurulunca buraya geldi. Ben 1964 doğumluyum. Ortaokula başlarken Rahmetli Cevat Öztürk vasıtasıyla başladım. Mahalleler arası futbol turnuvasında beni gördü, öyle seçildim. Önce Çaykur sonra Rize Genç Futbol Takımı’nda yer aldım. Rize Dosma Mahallesi ( Atmeydanı )  futbolda başlangıç noktamdır. Rize de düzlük alan olmadığı için okulun bahçelerinde oynardık. Rize den çıkan profesyonel futbolcuların yüzde doksanı bizim mahalleden çıkmıştır. Bizim mahallede turnuvalar olurdu. Çayspor takımda futbola başladım. Çayspor kapanınca Rizespor’a geçtim. 77-78 yılında genç yıldız takımda yer almaya başladım. 2-3 sene oynadık bir anda aşama yaptık. 17-18 yaşlarında Rizespor’da A takımda oynadım. Bir yıl amatör olarak A takımda yer aldım.Cesarettin Alptekin ( Hoca ) vardı. Genç takımda Hakan Tecimer, Harun İlik, Mehmet Ali Karaca vardı.

 

Rizeliler o dönem futbolu çok seviyordu. Bir amatör maçlarda bile şuanda A takımı seyreden taraftar kadar taraftar vardı. O zaman tesis yok. Biz şanslıydık Rizespor’un altyapısı olduğumuz için tek sahada çalışma imkanımız da oluyordu. Soyunma odası, sıcak su sorunu çektiğimi zamanlar oluyordu. Toprak sahamız vardı. Kaç takım varsa kim varsa aynı sahada antrenman yapardık. Rizespor antrenman yaptığında sahaya kimse alınmazdı. İmkansızlıklar arasında iyi futbolcular oluşuyordu. Çünkü eskiden mahalle futbolu vardı. Eskiden kümeye düşen takımlarda bile o takımlarda 2-3 tane yıldız futbolcu vardı.

 

Bizim zamanımızda seyirci bambaşka idi

Bizim oynadığım dönemler 83-84 şampiyon olduğumuz dönemlerde 22 futbolcudan üçü Trabzonlu gerisi Rizeliydi. Seyirci gelip coşturuyordu. En büyük avantaj buydu. Deplasmanlarda bile Bizim seyirci rakip takımdan fazla seyirci vardı.

 

Ya şimdi?

Rizespor’da çok büyük para yoktu.Turgut Yılmaz ve rahmetli Fehmi Ekşi döneminde para vardı. Sonra parasızlık başladı. Başkanlar hep cebinden veriyordu. Hasan Vezir, ağabeyim diye söylemiyorum. O en iyi milli futbolcularından biridir. Bize boş kağıt uzatalardı. Biz imzalardır. Maddi olarak alamadık ama manevi olarak çok şey aldık. Parasızlıktan alt yapıya önem verdiler. Altyapıdan alınmış oynatılmıştır kazanılmıştı. Şimdi para var. Şimdi bakıyorsun yabancı hoca geliyor, altyapıdan anlaşırken başarı olmak zorunda başarıyı hedefleyen hocada nasıl olsa param var deyip alt yapıdan gelecek kişiye risk etmiyor. Hazır alıyor. 1978 yılından 1989 yılına kadar Rize’deydim. Bir on yıl Türkiye maceram var. Sonra iki yıl 2. Ligde Rizespor’da oynadım. Sonra bıraktım. Boş kağıda imza atardık. Büyük takımlarda da aynıdır

 

Rizespor’da çok iyi performansım vardı. Fenerbahçe Başkanı Metin Aşık ile 350 bin liraya anlaşmıştım.. Hasan Vezir ( Ağabeyim ) Fenerbahçe’den ayrılınca transfer gerçekleşmedi. En iyi dönemimdi. Ünal ile Ordu Milli Takımı’nda arkadaşlığımız vardı. O dönem beni Gençlerbirliği, Sarıyer ve  Samsun gibi. Malatyaspor çok başarılı bir takım oluşturmuştu. Teknik Direktör Sundermen, Kaleci Carlos vardı. Beni çok istediler. Malatyaspor’a transfer oldum. Malatyada 3 yıl oynadım. Ardından Denizspor, Adanaspor, Zonguldakspor, Kasımpaşaspor, Büyükşehir, Pazarspor ve  Rizespor’da yer aldım.Rizespor’un genç bir kadrosu vardı. Ümit’n var oluşu o dönemdeydi. Playofa çıktık o zaman. Bir iki büyük vardı.

 

 

Birazda hatıralarınızdan söz edermisiniz ?

Şampiyon olduğumuz 1984 yılında atmış olduğum kritik goller vardı. Sakat sakat oynadığım maçlar vardı. Diyarbakır maçı 1-0 yenmiştik. Futbola santrafor olarak başlamıştım. Enver hoca döneminde geçici olarak başlamıştım öyle kaldı.Bir Sakarya maçımız var şampiyonluk değerinde. muhakkak yenmemiz gereken bir maçtı. Son maçlara doğru moraller bozuktu. Yanlış hatırlamıyorsam ondan önceki maç Ankara ile 1-0 yeniyorduk son dakikalarda penaltı yüzünden 1-1 bitti. Bu maç daha da önemini kazandı. İyi de başladık 1-0 yenik duruma düştük. Sonra Hasan Vezir ( Ağabeyim )  1 gol attı 1-1 oldu. Bir o kaledeyiz bir bu kalede. Bayağı güzel bir maç. İkinci yarı başladı 1 gol derken bir gol daha yedik moraller demorize oldu tabi. Adolf Remi bizim hocamızdı Hüsnü Kürkçü yardımcısıydı. Devre arsında Hasan Vezir ( Ağabeyim ) ben ve Hüsnü abi konuşuyorduk Hasan Abi “bir problemle karşılaşırsak Muharremi öne alırız” dedi. Ordu’lu Sinan’da santrafor oynuyordu. Tabi 3-1 yenik duruma düşünce bakıyorum kulübeye herkes çökmüş. Kimse bana ileriye git de demiyor. Bu sefer Hasan Abi seslendi “Muharrem gel ileriye” dedi. Bende ileriye gittim. Son 20 dakika kalmıştı. O hırsın inancın vermiş olduğu şeyle şansa 3 gol attık. Maçı 4-3 kazandık, ligde de kaldık.

 

Aynı sahada iki kardeş oynamak nasıl bir şey?

Aynı takımda oynamak o gol atıyor sen yedirmiyorsun. Birbiriniz tanıyorsunuz. O zamanki takımda çok Rizeli olduğu için hırslıydık. Çünkü yenilince sokağa çıkacak yüzümüz olmuyordu. Yabancı ise parasını almaya bakar. Yabancı alır parasını gider İstanbul’a kalır iki gün döner hoca bir şey demez. Ama sen Rizeli’sin. Sokağa çıkıyorsun. O yüzden ölümüne oynuyorsun. Oynamak zorundasın.Rakip olarak ta oynuyordu. Her karşılaştığımız maçta tutuyordum onu ve ne tesadüftür her maçta sakatlanıp dışarı çıkıyordu. Ben biraz sert oynarım. Biz hiçbir zaman tartışmazdık.Bir futbolcu sahaya çıktığında hangi takımın formasını giyiyorsa babasının takımı da olsa karşıdaki takım o giydiği forma için mücadele etmek zorundadır. Çünkü bu onun işidir. Profesyonel düşünce budur.

 

Türkiye’de artık yıldız yetişmedi dediniz. Sokak futbolu olmadığı için dediniz?  Siz o dönemden yetişmiş antrenörlersiniz. Burada eksiklik falan mı oldu?

Doğuştan bir yetenek olmalı. Şimdi bilgisayarlar var. Biz sabahtan akşama sokakta futbol oynardık. Şimdi bakıyorsun antrenmandan sonra 24 saat laptopuyla oynuyor. Eskiden 13-14 yaşında başlıyordu futbola şimdi 6 yaşında hocanın emrine giriyor. Çalım atmayacaksın pas vereceksin diyor. Eskiden bireysel daha çoktu şimdi takım oyunu var. Şimdi miniklerden başlıyor pas pas pas belirli şeyleri öğretiyor. Eski futbolcular şimdi yeni hoca ama bunlar altyapıda hoca değil. Bir Sergen miniklerde hocalık yapsa çok şey verir. Bizler üst düzeydeyiz. Zaten sana gelene kadar hazır geliyor. Sana star olarak gelmiyor belli bir şekilde geliyor. Bizler neden alttan başlamıyoruz ekonomik. Bizde minik takılmalardaki hocalar az alıyor. Avrupada ise tam tersidir. Daha yüksek maaş alırlar. En iyi şekilde futbolcu yetiştirmeleri için.

 

 

Uzun bir süre Rizespor tarihine tanıklık ettiniz? Rize’nin gelmiş geçmiş futbolcularından oluşan bir on bir oluştursanız kimlere yer verirdiniz ?

Kaleci Sinan, sol bek Harun İlik, sağ bekte Erol Tombul, Staforde Muharrem Vezir,Libero Büyük Haluk, Rizespor’un sembolu olmuş Hüsnü Kürkçü, sağ tarafta Turist Mehmet, sol tarafa Metin Bak,orta sahada Ergün Kolçak, Hüseyin Hemşinlioğlu abide çok iyi bir sağ açıktı, Hasan Vezir, Tupayiç bu isimlere yer verirdim. Tabi ismini saymadığımız çok sayıda değerli insanlar var.

 

Son olarak ne söylemek istersiniz ?

Rizespor sevdamızdır. Orda verdiğim hizmetler, boş mukaveleye attığım imzalar bu sevdaya uğrunadır. Bizim olduğumuz yerde sevgi ve kardeşlik vardır. Rizespor aşkımız hizmetimiz ebedidir

 

 

DİĞER HABERLER

Sokak Çocukları ve Engelilere Tiyatro Desteği
Genel sanat yönetmenliğini Ünlü Sinema ve Tiyatro Sanatçısı Erkan CAN’IN yaptığı yönetmenliğini Zahrettin ÇELİK üstlendiği “KAZA GELİYORUM DER” Büyük

Ankaralı Gazeteciler Piknikte Buluştu
Kültür, Turizm ve Çevre Gazeteciler Derneği (Kültürçev) Ankara’nın merkezinde yer alan tek volkanik göl olan Karagöl’de düzenlediği piknikte gazetecil

Kamu-Sen'den Zam Teklifine Sert Tepki
Kamu Sen Genel Başkanı Koncuk:''kamu çalışanları gücünü göstermek zorundadır. kimse emeklilerle birlikte 5 milyon insanı aileleriyle birlikte 20 mily

DES:''Sadaka Değil,Zam İstiyoruz''
Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, 4.3 milyon memur ve emeklisine önerilen yüzde 2'lük zammı ''zam olarak değil, sadaka o

Hükümet'ten Memurları Şok Edecek Zam Teklifi
Bugün Memur Sendikaları ile bir araya Gelen Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanı Faruk Çelik Toplantıda ,Çelik ; memura 2012 yılı için yüzde 3+3 , 2013 y

''Başkanlık Sistemini İlk Dillendiren Partiyiz''
Liberal Parti Genel Başkanı Cem Toker Yaptığı yazılı Basın açıklamasında:''Tam Başkanlık sistemini 2994 yılından beri programına alan tek siyasi Part

ÇAYKUR RİZESPOR PLAY-OFF'a KALDI..
Çaykur Rizespor ile Akhisar Belediye Gençlik ve Spor karşılaşması 2-1 Akhisar Belediye ve Gençlik Spor'un galibiyetiyle sonuçlandı. Bu sonucun ardında

Ovit Tüneli'nin Temeli Atıldı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Ovit Tüneli Rize'yi ve bütün Karadeniz'i, Kuzey Kafkasya'yı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya oradan Orta Asya ve İran'a

Des'ten Hükümete'e Zam Çağrısı
DES Genel Başkanı Gürkan Avcı:''Eğitim çalışanlarına toplu sözleşmelerde 500 TL ek ödeme yapılmasını istiyoruz” dedi.

19 Yaşındaki Rizeli Genci Gözünden Vurdular
19 Yaşındaki Rizeli Genci Gözünden Vurdular

n

Ankara ,Kalkınmanın da Başkenti Oluyor

n

Yüksel'e''Yılın Valisi''Ödülü

n

Okullarda Süt Dağıtımı Sürecek

n

BAKAN YAZICI MİM-DER YÖNETİMİNİ KABUL ETTİ

n

AB GEZİCİ EĞİTİM OTOBÜSÜ’NE YOĞUN İLGİ

n

Danıştay 144.Yaşını Kutladı

n

KIRIM SÜRGÜNÜ ANILIYOR

n

YÖK'ten Dekan Atamaları

n

Patates Üreicileri Perişan Oldu

n

Fransız Sanatçı zaz Yeniden Türkiye'ye Geliyor

n

''Akşener Olayı,Darbe Heveslilerini İşaret Ediyor''

n

EPDK'nın Ressamlara Tablo Ayıbı

n

Dünya Basını Mardini Keşfediyor

n

MARDİN,İSVEÇ FESTİVALİNİN YILDIZI OLDU

n

Olimpiyat Gecesinde Buluştular

n

Erdoğan'dan Avrupa Günü Mesajı

n

Ertuğrul Günay''Yılın Bakanı''Seçildi

n

Diyanet Tv  Ramazan Ayında Yayında

n

Dünya 3.Sü Takımı Kucakladılar

n

Başbakan Erdoğan'a İnce Gönderme

n

Chp Millevekili'nden Düşündüren Açıklama

n

Mardin Sanatçılara Evsahipliği Yapıyor

n

Yabancı Öğrenciler Gönüllerince Eğlendi

n

ÇAYKUR'DA TOPLANTI

n

13.Kamu Kalite Sempozyumu

n

Merhum İş Adamı Özer Kopuz’dan gençlere vasiyet gibi tavsiyeler:Varlığınızla, yokluğunuz arasında fark yoksa ziyandasınız 

n

DES.’’Bayram Kutlamalarında Yeni Bir Döneme Giriyoruz’’

n

RTE ÜNİVERSİTESİ KÜLTÜR VE EDEBİYAT KULÜBÜNDEN "TELDEN DİLE" ŞİİR DİNLETİSİ

n

RTE ÜNİVERSİTESİ BOKSTA TÜRKİYE İKİNCİSİ

n

Gül,Ödül Törenine Katıldı

n

Tural''Yılın Bürokratı''Seçildi

n

Libya Polisini Türkiye Eğitecek

n

KÜLTÜR MİRASI MAMAK’TA SERGİLENECEK

n

İMEF'ten Medya Eğitim Atağı

n

Dabo Doğu Ligi Karşılaşmaları Sona Erdi

n

Ankara Valiliği'nden Bir İlk Daha...

n

E-Ticaret Yeniden Düzenleniyor

n

Drama Dersi Alıyorlar

n

Toplu Sözleşme, Toplu Oyalamaya Dönüşmesin!

n

Kılıçdaroğlu'ndan Haftasonu Mitingleri

n

Firmalara STK'lardan Yakın Takip

n

Sevgi Keskin,Gençlerin Gönlünü Fethetti

n

Bakan Kılıç:''Hepimiz Aynı Gemideyiz''

n

Rektör Omay'dan Süryanilere Geri Dönün Çağrısı

n

Ankara Valisi Yüksel'e Madalya Ödülü

n

KAMU’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ HEYACANI

n

n

Çay Bahçeleri Ruhsatlandırılıyor

n

VOLKAN KONAK ANKARA'DA....

n

MARDİN TİYATRO GÜNLERİ...
 

Arama

 

Kaçkar Yazarları

Tarih tekerrür ediyor!

Abdurrahman Akın
Atanamayan Dostlarım

Selim SELİMOĞLU
28 ŞUBATIN GERÇEK AMACI

Alihan Yılmaz
Çayeli'nde Kadın Olmak

Yard.Doç.Dr.Namık Kemal OKUMUŞ
İDDİA EDİYORUM

Nacettin Hatipoğlu
Haberi olmasa da Aşk’a kırgınım!

Pınar Yüksel
Fotoğraf Sanatçısı
‘’KATIK ETMEYİ BİLMEK’’

Hasan YALÇIN
HASBIHAL (HASAN ARIKAN HOCAEFENDİYLE)

Sami Rençber
Aşk, insanı ne kadar yakar?

Canan Morgül
EĞİTİM ve İSTİHDAM PROJESİ

Ahmet Çiçek
ÇAY FİYATI TATMİN ETMEDİ

İsmet Kösoğlu
4+4+4

Murat Sağkol
Eğitimci
İlkbaharda Petran Yayla Gezisi

Nuraydın Girit
8 Zekâ Türünden Hangisinde Daha İyisiniz?

Ali Rıza Bayzan
Dilim,Dilim,Dilimiz

Hasan Basrı Arıcı
ÇAY BAHÇELERİNİN YENİLENMESİ PROJESİ (ÇAYEP)

Dr.Süleyman KARAHAN
Marifet bakmakta değil görmekte…

İbrahim Coşkun
BİR ŞEHİDİN UĞURLANIŞININ ARDINDAN

Bahattin Karagöz

Yöresel Yazarlar

SEL VE SU BASKINLARINA KARŞI “KIRSAL DÖNÜŞÜM PROJESİ”

Faruk ÇEBİ
KÜREM-DER Başkanı
BUGÜNÜ ŞİRİN GÖSTERMEK İÇİN GEÇMİŞE SÖVÜLMEZ

Seyfullah Fırat
Hasan Güçlü'nün 1 Mayıs Mesajı

Hasan Güçlü
Genç Duyu
RİZE ÇAYINDA DUBAİ'DE PİRİNCE GİDERKEN EVDEKİ BULGURDAN OLMAK...

O.Cem Kazmaz
Selleri de, HES'leri de konuşalım

Faruk Çakır
Ademden Beri İdam Vardı

Av.Hüseyin Kaya

Seçme Yazarlar

SENSİZİM BUGUN

Yılmaz Hüsrev
Allah Kadını İşitti

Fuat Türker
Benim Gözlerimden Guneydoğu 2012 / 1

Asker Avşar
Yitik Topraklarımız

Osman Azman
“Muhteşem Yüzyıl” da ne umduk ne bulduk?

Doç.Dr.M.Sıtkı BİLGİN
ÇÖLE İNMEDİ Mİ NUR?

Adem İmdat Kesici

Gazeteler

Hava Durumu

Sayaç

Bugün 1037
Toplam 1894550
En Fazla 7821
Ortalama 1644
 

Gizlilik İlkeleri ve Kullanım Şartları

www.kackargazetesi.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2008 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net