Canan Morgül / Kaçkar Gazetesi
Posta Gazetesinde gençlerin canlandırmasına yönelik ağır ithamların yer alması Rize'li vatandaşlarımızın ve tiyatro sahnesini canlandıran genç kardeşlerimizin tepkisine yol açtı. İşte o Tiyatro gösterisinde de yer alan Abdurrahman Aksu adlı genç lise öğrencisi kardeşimizin tepkisini ortaya koymak amacıyla bizlere ulaştırmış olduğu "EVET,BIKMADIK!" başlıklı Tokat gibi cevap yazısı.

EVET,BIKMADIK!
Yokluk içinde yaşanılan bir hayat,her bakımdan olumsuz koşullar,ümitsizliğe bürünmüş bir kader ve karşıda bir nebze merhamet taşımayan,nefret kusan bir düşman!.Kalplerde vatan ve millet aşkıyla yanıp kavrulan bir enerjiden başka bütün duygulardan arınmış bedenler...
Bunca olumsuzluklara karşın,kaleleri zapt edilmiş,toprakları fiilen işgal edilmiş ve her türlü tecize uğrayan,uğratılan bir vatanı kurtarmak? O günün gözü aç,içlerinde kan akıtmaktan başka bir duygu olmayan düşman çeteleri ve askleri için bu kurtuluş fikirleri şakadan da öte bir komedi gibiydi...Fakat tarihi unutup tekavül edeceginden habersiz olan bu gözü aç mahlukatlar;Mehmet Akif’in söyleşiyle “tek dişi kalmış canavarlar” merhametten yoksun,kan akıtmaya devam ediyorlardı.Taaki İpsiz Recep,Dursun Kaptan ve daha nice kahramanlar tarih perdesinde rollerini alana kadar....Rampada eşekten düşmüş karpuz gibi ülke topraklarından kaçan bu gözü açlar;işgal günlerinde yaptıkları Allah’ın Kur’an ında 'belhüm adal dedigi hayvandan taklitçiler ;gerçekleştirdikleri bu katliamları öylesine sisli bir perde arkasında gerçekleştirmişlerdi ki ,günümüzde bile gaflet ve sarhoşluk içinde olan bazı yazarlarımız akla karayı ayırt edemeycek kadar tarih şuursuzluğundadır.
Elbette o günleri bize yaşatan düşünce bugünde varlığını devam ettiriyor,her düşünceye olduğu gibi bu düşünceyede saygımız vardır.Fakat yaşanılanları görmezden gelen ve farkında olmadan ya da kasti olarak bu bahsettiğimiz düşünceye hizmet edenlere haddini bildirmekte vatana ve aziz şeihtlerimize olan bir borcumuzdur.Bu düşünceye hizmet ederek,barış bulutları oluşturmaya çalışan bu zihniyet bilmelidir ki,”her karış toprağı şehitkerimizle sulanmış bu vatanda;değil yaşamak nefes almaya hakları yoktur.
Bu şuur ile kendini besleyen Atatürk Gençliğinin ;tarih şuurundan yoksun ve aciz beyinlilere haddini bildirmek,dur demek yaşamsal ihtiyaçlarının bir gereğidir.Bu yazının yazılmasına sebeb olanlara göre gereksiz olabilir ama M.K. Atatürk’ün belirttiği üzere “damarlarımızdaki asi kanın “ gereği olan bu duygularla her güne göz açmak, o kanın asi olmasında ki etkeni,vatan aşkımızın tazeliğini gösterir!
Günlerden 2 Mart Rize Gençlik Merkezi Tiyatro ekibi işgal günlerini tekrar bize yaşatmak için ,o acı ve sıkıntılı günlerin psikolojisini hissetirmek için kutlamalar esnasında İpsiz Recep oyunundan bir perde sahneleniyor.Etraftaki halk olayı iftiharla ve ibretle izlerken bir takım gazeteci olayı milli duygularından yoksun izliyor olucak ki ,alaycı ifadelerle verilmek istenen mesajdan habersiz yorumlarda bulunuyor,sinek vızıltılarından bile kulakları daha fazla rahatız eden serzenişlerde bulunuyorlar.
Özellikle posta gazetesinin imaları tam bir cehalet belgesi.Türkiye de yüksek trajı olan bir gazetenin halkına çalımlar atıp,kandırması kalem mürekkeplerinin al-beyaz olmadıgının bir ispatı.
“Çocuklar korkudan kulaklarını kapadı” diyen o kalem sahibi fakat ilim sahibi olamayan yazara sesleniyorum. Bu cümleyi yazarken,gözünün önünde annesine tecavüz edilen çocuklar hiç aklına gelmedi mi? Tekmelerenerek öldürülen hamile kadınların karnındaki dünyaya göz açamayan bebeklerini düşünmedin mi? Elleri kolları bağlıyken gözleri önünde babası tartaklananlar,evleri soyulanlar ve daha nice vicdansız muameleye tabii olmak zorunda olan çocuklar aklına gelmedi mi? O çocuklar bunları yaşarken ,alanda bulunan çocuklar korkudan kulaklarını kapamış, bumu gözüne battı ?Aynı yayın kuruluşunda yayınladıgınız dizi ve filmlerde vazgecilmez argümanınız olan “silah”;size çocukların ruh sağlıgı için bir tehtid gözükmüyorda,tarihin gerçek yüzü gösterildiginde mi ruh saglıgı denilen terim aklınıza geliyor...Bahsettiğim gibi kullanılan bu silahlar yayınlarınızda yanlış örnek olmuyorda,tarihi aydınlatmak ve anlatmak amacıyla kullanıldığında neden size bu kadar batıyor anlamış değiliz.
“Ermeni askerini canlandıran çocuk ,türk milisi vururken gülüyordu” peki bunu yazarken “Türkler insan değildir” diye haykıran,değil gülmek sivil halka kurşun sıkarken kahkaha atan serefsizlerin,sesleri kulakları çınlatmadı mı?
Elbette geçmiş dönemlerdeki Ermeni çetelerinin,askerlerinin yaptıklarını büğünün Ermeni halkına maal etmek etik olmaz. Ama iki toplumun kardeşliğine sıkılan kurşunları ”küllenmiş” diye niteleyen,bu olayları hatırlatmayı da “nefret uyandırma” diye benimseyen bu düşünce,o günün milli ruha ayrıkı düşüncesiyle denktir.Tarih bilincini koruyan ve hatırlatan bu insanları tebrik etmek yerine ihanet etmek, işgal kuvvetletlerle mücadele etmiş bütün kahramanlarımıza ihanet etmektir. O insanlar canlandırdıkları rollerin bilincinde oluyorda, sizler Türk yazarı olmanın bilincini nasıl farkedemezsiniz anlamıyoruz...
Bütün bu gerçekler sizin haberinizin söyleyiş değil bir batan bir ignenin haykırışı oldugu apapaçık belli. Zaten haber başlıgınız haykırışınızın simgesi gibi “bıkmadınız mı?”.
Sorunuz cevapsız kalmasın, evet...bıkmadık. Bu vatanı gözü açlara karşı korumaktan,savunmaktan,Abdülhamit’in söyleyişiyle “kanla aldıgımız yeri anca kanla teslim ederiz” cevabını vermekten,gençlerimize hergün verilen bu eşsiz mücadeleyi anlatmaktan bıkmadık, bıkmayacagızda. Siz, biz türk halkına tarihi unutturma niyetinde olabilirsiz ama tarihin tekavülden ibaret olduğunu,tarihini bilmeyenin de geleceği göremiyeceğinin örneklerini hep gördük. Biz tarihimizi anlatsaydık bugün ne sözde ermeni soykırım iddaaları olurdu ,ne de sizin gibi karaktersiz yazarlar kalırdı. Sizin gibi şuursuz sarhoşlar unutmuş olabilir ama Türk gençligi ve Türk halkı unutmadı ki ;
BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR;
VATAN UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR!
ABDURRAHMAN AKSU